Aylardan
sonbahardı, kışın çetin rüzgarları git gide yaklaşıyordu. Soğuk rüzgarlar ilk kez güney den esiyordu. Herkes birden
bire şaşırdı. Nasıl olurdu , kim bile bilebilirdi güney rüzgarlarının ayaz
getireceğini ? Ama olmuştu bir kez.
İnsanlar çetin kış için hazırlık
yapmaya başlamıştı. Herkes elindeki avucunu satmış, evlerini rüzgara karşı
sağlamlaştırmışlardı. Lakin bazıları hiç
umursamaz tavırlarla hiçbir hazırlık yapmadan gelecek ayazı önemsemiyordu. Bu
rüzgarı atlatanlar, bu çetin rüzgarı atlatanlar geriye dönüp baktıklarında arkalarında ya sağlam bir bina ya da harap
olmuş bir virane göreceklerdi.
Kış yaklaşıyordu. Herkeste bir
telaş bir koşuşturma başlamıştı. Son hazırlıklar yapılıyor sokaklardan insanlar
evlerine çekiliyordu. Gelecek olan son ayazı bekliyorlardı…
Beklenen ayaz gelmişti. Birçok ev harap olmuştu. Evlerini sağlamlaştıranlar
ise bu ayazı atlatmışlardı. İşte ey nefsim ve ey bu yazıyı okuyan biçare muhti güney rüzgarları senin günahların, evlerini
sağlamlaştıran halk günahlarından çokça tövbe eden günahkar kullar, gelecek
ayazı önemsemeyip hanesini sağlamlaştırmayıp rüzgarda evleri viraneye dönen ev sahipleri günahında ısrar
edip, uyaraları önemsemeyen isyankar ve hatalı kullar, yaklaşan kış ölümü, esen
rüzgar eceli, virane evler cehennemi, sağlam evler ise cenneti temsil
etmektektedir. Allah sizleri ve bizleri son ayazda sağlam duran kullarından eylesin.
Amin
ABDULLAH
DEMİR
18.01.2018

Yorumlar
Yorum Gönder