SOSYAL MEDYA GERÇEĞİ VE MUTSUZ İNSANLAR

SOSYAL MEDYA GERÇEĞİ VE MUTSUZ İNSANLAR
   We Are Social ve Hootsuite tarafından yayınlanan “Digital in 2017 Global Overview”raporuna göre sosyal medya kullanımı günden güne artıyor. Rapora göre Türkiye de 48 milyon kişi internete bağlanıyor. Türkiye de yine aktif sosyal medya kullanıcı sayısının 48 milyon, mobil kullanıcı sayısının 71 milyon, sosyal medyayı mobil cihazlardan kullanan kişi sayısının 42 milyon olduğunu görüyoruz.



(DÜNYA’NIN İNTERNET VE SOSYAL MEDYA KULLANIMI İSTATİSTİKLERİ)


(TÜRKİYE’NİN İNTERNET VE SOSYAL MEDYA KULLANIMI İSTATİSTİKLERİ)


   Türkiye de cihaz kullanıcıların %95 i cep telefonu sahibi iken %75 ise akıllı telefon kullanıyor. PC kullanımı %51 oranındayken TV kullanımı ise %98 ile hayatımızın tamamen içinde yer alıyor.
Kullanıcıların gün içerisinde ortalama 7 saat bilgisayar başında,3 saat mobil cihazlardan internete bağlanarak sosyal medyada, 2 saat ise TV karşısında geçiyor.
İstatistiklere baktığımızda sosyal medya kullanıcıların yaş ortalaması ise yine çok düşük. Tüm bu sonuçlara baktığımızda sosyal medyaya bağlı yaşıyoruz.
SOSYAL MEDYA KULLANIMI NEDEN BU KADAR YAYGINLAŞTI?
    Kendini toplum tarafından kabul ettirme, ilişki ihtiyacı, sosyalleşmek vb etmenler kişileri sosyal medyaya çekerken aynı zamanda gençlerde akran baskısı, kimlik kargaşası, kendini kabul etmeme, öz benlik eksikliği, yalnızlık, farklı olduğunu gösterme, dikkat çekme, arkadaş bulma vb durumlar kişileri sosyal medyaya hapsediyor. Yine sosyal medya kullanıcıların az bir kısmı gündemi takip etmek, bilgi alışverişinde bulunmak maksadıyla bu tür platformları kullanıyor. Birilerini takip etmek kimin nerde ne yaptığını araştırmak, çevresini sosyal medya aracılığı ile meraklı gözlerle kullanan kişi sayısıda azımsanmayacak kadar az değil.

DÜNYA DA İNTERNET AĞI  BİR ANDA YOK OLSA NE YAPACAĞIZ?
    Özellikle yaşamını sosyal medyaya adapte etmiş bazı kişilere baktığımızda internetin olmaması onlar için yaşamın bitmesi gibi bir duyguya sahip olmalarına neden olabilir. Kimileri için sosyal medya platformları özellikle youtube ve instagram gibi siteler geçim kaynağı iken biranda internetin yok olması bu kişileri büyük depresyona sokacaktır. Sıradan sosyal medya kullanıcılarını ise yine yalnızlık, kimlik bunalımı, psikolojik bozukluklar gibi sorunlarla karşılaşmaları aşikârdır.

  PAYLAŞIMLARIMIZ NE KADAR GERÇEĞİ YANSITIYOR?
    Özellikle kullanıcıların sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda kişilerin idealleştirmek ya da olmak istedikleri karakterlerini görürken onların gerçekte var olan iç dinamiklerini görememekteyiz. Bireylerin değerlerini, iç odaklarını, karakterini, gerçekte var olan yaşantısını ise sosyal medya aracılığı ile görememekteyiz. Sosyal medya kullanıcılarının çok az bir kısmı gerçekçi paylaşımlar yapmaktadır.

  KIYASLAMA YAPMAK YA DA GERÇEKÇİ PAYLAŞIMLAR
    Esasında sosyal medya kullanıcılarının MUTSUZ olmasının sebebi birbirlerini kıyaslamaları yani bende olamayanın onda olması yada onun yaptıklarının benim yapamamam farklı bir deyişle onun yaşantısının her ne kadar sanal olsa da beni cezp etmesi ve yahut idealleştirmek istediğime sahip olamamam karşıdakinin sahip olması. Eğer karşıdakiyle gerçek ilişkiler kurulsa sevgi ve hoşgörü bağı kurulacaktır. Sevdiğimiz kişilerle gerçekten o anı yaşasak amacımız kıyaslamak değil anı yaşamak ve paylaşmak olacaktır. Sonuç olarak sevdiğimiz kişileri karşı çekememezlik yapmaz ve kıyaslamaya girmeyiz. Derin ilişkiler istiyorsak yüz yüze bakmalıyız ve aramızdaki sevgi bağlarını güçlendirmeliyiz.



BU DURUMDA SOSYAL MEDYA KULLANMAYACAKMIYIZ?
    Sosyal medya bilgi alışverişi, gündemi takip etme, eğlence, iş, reklam vs gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Çocuklarımıza ve gençlere sosyal medyanın SANAL DÜNYA olduğunu yani KURGU dan ibaret olduğu açıkça anlatılmalıdır.Bu sayede  sosyal medya kullanırken oradakilerin gerçekçi olmadığını ve onları cezbeden bu sanal gerçeğe fazla kapılmadan mutluklarını iç dinamikleriyle yani gerçek ilişki ve yaşantıları ile gerçekleştirmeleri sağlanmalıdır.
ABDULLAH DEMİR
29.06.2017














Yorumlar